1.2.11

Hasta Oldum

her şey pazar günü kar serpiştirirken kızılay'dan tunalı'ya yürümem ile başladı. eve gelip fenerbahçe - trabzonspor maçını izlerken her nefes alıp verdiğimde ciğerlerimin acıdığını fark ettiğimde bir bardak sıcak süt ile geçiştirdim. ertesi sabah, pazartesi günü, dışım terleyip içim üşürken tir tir titriyordum. ama öyle bir titriyordum ki bir an kalbim duracak herhalde diye düşünmedim değil. sırasıyla annem, babam ve abim doktora götürelim diye ısrar ettiler ama yataktan kalkıp doktora gidecek halim bile yoktu. en son ne doktora götürme meraklısıymışsınız be diye bağırdığımı hatırlıyorum. bütün günü yatakta geçirdim. evde bulunan aferin, parol ve tylol hot ile 3 yılda içmediğim kadar ilacı 1 güne sıkıştırdım. en sonunda başım öyle bir ağrıyordu ki dayanamadım aç karnıma apranax içtim.

akşama doğru en iyi arkadaşım aradı. akşama tron filmine gidelim mi diye soruyordu. amerika'da vizyona girdikten 1 ay sonra türkiye'de vizyona giren bir filmi para verip izlemem biliyorsun dedim. zaten bilmem kaç yılındaki versiyonunu izleyip beğenmemiştim. ondan uyarlanan bir filmi birkaç görsel efekt için beğenmeyecek kadar sinemaseverim.
"hem hastayım, ölüyorum olm"
"demek satıyorsun"
"tamam lan sırf seni satmamak için ölmem."
"geber!"
"insan geçmiş olsun der, hastayız dedik."
"iyileşince gider miyiz?"
"bakarız"
"geçmiş olsun o zaman"

tam telefonu kapadım ki, diğer arkadaş arıyor. gta'yı kuramamış pc'ye. 10 yıldır pc kullanıyorsun, görüntü dosyasından oyun kurmayı, crack atmayı bilmiyorsun ayıp diye azarladım. orijinal oyunlar insanları tembelliğe alıştırıyor. zaten gözümü bile açamıyorum, bir de iki saat buna daemon tools anlattım. en son oyunu açılışında yarıda kalıyor dediydi, internetten araştır kapatıyorum dedim. hiç gta oynamadım ne bileyim ben.

işte böyle saçma iki konuşmayı da yaşadıktan sonra, bütün gün yemek yememiş ben iki kaşık mercimek çorbası içebildim. üçüncü kaşıkta yatağa geri döndüm. annem tamam yavrum ne istiyorsan onu yapayım, patates kızartayım dese dahi hayatımda ilk defa patates kızartmasına hayır demiş bulundum. gece biraz daha iyi hissedince 10 dakikalığına bilgisayara baktım. şansıma itsrainyday'e rastladım. infex 200 mg kullan diye tavsiyede bile bulundu. sağolsun gökhan da duyar duymaz geçmiş olsun dedi. ikisi de çok güzel insan.

işte bu yazıya başlamadan önce doktordan yeni gelmiştim. aile hekimliği başlamış, aile hekimimizden demeliyim sanırım. doktor soyismimi görünce babamı direkt tanıdı. bu hiç hoşuma gitmedi doğrusu.
"neyin var, kendini araba çarpmış gibi mi hissediyorsun?"
"infex 200 mg istiyorum. hiç araba çarpmadı bilemeyeceğim"
"onun işe yaracağını nereden biliyorsun?"

her ne kadar 6,5 sezon house izledim demek istesem de demedim. mentopin 600 yazmış. bir üst sürümü filan herhalde.

şimdi biraz daha iyiyim. başımın ağrısı geçti sayılır. ateşim azıcık var. hafiften öksürüyorum. iştahım hala yok. kırgınlık fazlasıyla var. yarın sabaha iyi olmam lazım. azıcık ilgi gösterin lan hastayım ben.

7 yorum:

diyego dedi ki...

ben seni kızılay karanfil ya da konur civarında gördüm sanırım. geçen pazar günü. :) benzettim herhalde dedim ama sanırım senmişsin o gördüğüm kişi.

diyego dedi ki...

geçmiş olsun demeden yorum göndermemeli insan. geçmiş olsun. çabucak iyileşesin. :)

özcan dedi ki...

öncelikle teşekkür ederim, iyileştim sayılır zaten. biraz halsizlik var sadece.

kızılay da benim doğal yaşam alanım gibi oldu, sürekli orada görüldüğüm sanılıyor =) oralardaydım öğle ve ikindi vakitlerinde, mümkündür. keşke gelip dürteydin resmi olarak da tanışmış olurduk.

diyego dedi ki...

emin olamadım sen miydin değil miydin. :) yanında biri vardı gördüğüm kişinin. yalnız değildi yani. sen de ikindi saatlerinde yalnız değil idiysen muhtemelen seni görmüşüm demektir.

Adsız dedi ki...

bloga çamaşır suyu mu dökülmüş, bayaaa bi açılmış rengi.

özcan dedi ki...

@diyego yanında biri vardıysa kesin benimdir o =) vardı vardı, düpedüz beni görmüşsün asdlkjlk

@who cares =)) göz yoruyor şikayetlerinin artması üzerine renklerle oynadım azıcık. eski saman kağıtların rengini anımsatıyor, böyle de hoşuma gitti siyah kadar olmasa da.

Adsız dedi ki...

kötü olmamış iyidir iyidir.

Yorum Gönder

 
Okuduklarınız tamamen benim yazdıklarımdır.
Okuduklarınız tamamen size kalmıştır.
yine beklerim.